İnananlar yaratıcılarından aldıkları güç ile eşrafları içinde kadılık ediyor, ayrıştırıyordu kabilelerini. İnanmışlar ayrışıyor, inanmayanlar suya veya toprağa karışıyordu. Suda balık ve toprağa karışmış tohum esaslı bir kalabalık. Gözün görmediğine, kulak şahitlik ediyor, kulakların işitmediğine ise görkemli halüsinasyonlar aracılık ediyordu.

Sustum. İşittiklerimi anlamak için çok cahil, gördüklerime anlam katabilmek içinse oldukça tecrübesizdim. Ben sustum.