Herkesin birbirini becermek için can attığı bir labirente hapsolmuştum. Evet tam da böyle hissediyordum. Bacaklarımın arasında ve omuzlarımda hatta gögsümde onlarca el, avuç açmıştı.

Alayımız bencil köpekleriz. Hayvan hakları savunucularımız bizden de köpek. N’olur hayvanları kendi haline bırakın, hayvanlığınızıda. Sevilmeyen sevmiyor. Seven karşılık arıyor, aldatan karşılıksız çek veriyor ve nikahta atılan imzalar senet yerine geçmiyor.

Ne zaman sık metroya binmeye başladım işte o gün bugündür insanı solucandan ayırt eden özellikler kafamı daha bir çok yorar oldu. Modern çağın solucanları, metropollerde yaşıyordu. Her gün işe giden, gitmek içinse toprağın altında sürünen tembel solucanlar. Adi solucanlar. Gerzek solucanlar.