İnsan isimleri biriktiriyordum, not defterlerimde. Yalan diyaloglar üretip, kılıca benzeyen cümleler saplıyordum beyinlerine. Sonra herhangi bir mangal partisine giderken içinde insan isimleri geçen defterlerimi yanıma alıp, ateşinde ısınıyordum. Küllerini toprağa gömüp, bambaşka sarhoşlukların esaretinde evime dönüyordum. Kendimce, cinayet işliyordum. Onlara kılıcımla karşı koyup, bir ormanın kuytusunda gömüyordum işte. Düş katiliydim, hiç pişmanlık duymuyordum.