Bu bardağın bir tarafı boş olsun, diğer bir tarafı duru bir su ile dolsun. Bir yarısında fırtına kopsun, diğer yarısı kuraktır çiçekler soldursun. Bu sefer, sözün sömürüldüğü, söğüşlendiği söğüt salkımı, söğüt saçağı ve öğüt kaçağı bu akla seyrüsefer eylensin.

Fırtınalı havada seyir halinde bir yelkenlidir şu dilim. Yerli yersiz serzenişler neticesinde ruhuma işlenmiş kâğıt kesikleri, bedenimden geriye ne varsa dilim dilim. Sen izlerken kıyısından bir kara parçasının yırtılmakta olan benim zihnim.