Atlas Pasajı

Pasaj demek

Masama sürekli bira döküyordum, silmeye tenezzülüm dahi olmuyordu. Deri ceket giyiyor oluşumun avantajı ile dirseklerimi yasladığım masada, tenimden daha çoğu ruhuma akıyordu biranın köpüğü.

Çok düşünceli olduğum zamanlarda ellerim normalden daha titrek olduğundan, fincan veya küllük kırmak hatta içkimi masaya dökmek bir ritüel halini almıştı. Dedim ya çok düşünceli olduğum zamanlar da ellerim daha bir titrek oluyordu.

“Yılların, bana öğrettiği şeylerden biri de bu oldu; Mutluluğu yakalamışsan, sorgulama” diyordu Bukowski baba.

O halde neden bu kadar düşünceliydim ki ben? Düşün düşün boktur işin değil miydi o atasözü?

Atalarımız değil miydi bu bok batağının müteahhitleri. Hem de hiç alışık olduğunuz tipten müteahhitler de değil. Malzemeden hiç çalmamışlar, her şey bombok.

Neden bu kadar düşünüyorsun dedi, kadın.

İnsanlar o kadar düşüncesizdi ki; birilerinin omuz hizasının üstüne daha fazla düşünce yükü biniyordu çünkü dedim.

Teorik olarak insandılar evet. Lakin bazıları, nota defterlerindeki bemol kadar insandılar. Yarımdılar, yamalaktılar, hümanist, realist, sadist, mazoşist, ateist ama teorik olarak insandılar.

Ayakları kokuyordu bazılarının, bazıları güleçti. Bazıları basamakta dururken otomatik kapı gazabı olabilirdi. Tirbuşon denildiğinde aklına don lastiği gelenler vardı birde dimi?

Sabreden dermiş muradına ermiş atasözü yerini yavaş yavaş “bi siktir git alla sen” ‘e bırakıyordu. Pratikte insan olmak birazda atasözleriyle ilişkiliydi çünkü.

“Mutluluğu yakalamışsan, sorgulama” acaba mutluluğumu mu sorgulayarak mı devam etmeliydim düşünce galaksisindeki astral seyahatime?

Hayatta en sevdiğim rakam sekiz. İçinde sekiz harf geçen ve muhtaç olduğum tek kelime ise “mutluluk”. Böyle yola çıkmıştım hafif çiselemekte olan bir pazartesi akşamüstüne doğru.

Pasaj demek ; 1. Bir yazıdan, bir yapıttan alınan bölüm, parça. 2. İçinde dükkânlar bulunan, üzeri kapalı ya da açık çarşı demekti.

Pasaj demek; Çiseleyen yağmurun altında endişeli bir pazartesi günü, saat yedi de hoşlandığın fakat bunu bir türlü anlatamadığın kadınla buluşmak demekti. Çünkü benim hiçbir buluşmam bir saatten az sürmezdi ve hoşlandığım kadın saat sekiz’de yanımda olabilirdi. Kimbilir belki bir kadeh şarap içmek isterdi benimle.

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Pin on Pinterest0Email this to someone

Yorumlar

Yorum

Yorum yap