Sesli Kategorisi

Dünya Tablası

Olmuşlara, ölmüşlere dünya tablasında izmarit olup sönmüşlere miydi?
Kötü koku bir şeylerin bitmediğinin göstergesi midir?
Bu acı tebessüm orta doğu mutfağından bir kesit değil.
Bazı geceler gece, bazı günlerde güneş değil.
Bıyıklarımda biraz sarartı, sebebi tütün değil.
Bambaşkalarına atfedilmiş lakırdı.
Lakırdı çiçek değil, yumuşak teninizi tahriş edebilir kaktüs.
Yumruklarımdan küçük beyinleri var.
Kalbimi zaten hiç anlamıyorum.
Tıbbı terimleri de sevmem zaten.
Tükürükle bulaşır mı enfarktüs? Yazının devamı…

Ah Muhsin Ünlü

Resulullahla Benim Aramdaki Farklar

Resulullah süper bir insandı, ben o kadar değilim.
Resulullah yolda Ebu Bekir’i görse ‘Es Selamu Aleyküm Ya Sıddık’ derdi,
ben yolda Ebu Bekir’i görsem tanımam.
Resulullah asla yalan söylemezdi; ben annem ölürken hiç ağlamadım.
Ben annem ölürken çok ağladım çünkü annem
gırtlağından hırıltılar çıkarırken nasıl terliyordu, görmeliydiniz. Yazının devamı…

Ali

Öyleyse ben size hep Ali diyeceğim
Aşk bazen çok Ali

Mehmetler ölüyor, Aliler öldürülüyor çünkü
ayşelerse doğuştan ya dul ya evli
Ayşe bazen çok Ali
Yazının devamı…

Nina Simone – Don’t Let Me Be Misunderstood

Kör / Blind

En çok kalabalık içinde yalnız kalırız. En tok, sofrada kürdan koyacak yer bulamadığımız zamandır. En büyüğümüz en küçüğümüzü ayağı ile ezdiği an varolur. Ve en küçüğümüz sağ kolunu vermeye hazır olduğunda, büyür.  Yazının devamı…

Marsis Dağı

Okan Bayülgen – Künh – Dertler İnsanı

Müslüm Baba için hazırlanan “Baba Şarkılar” albümünü bekleyin!

 

Defterim dolsa da suçlarla, siyahtan korkmam.

Sen acırken bana, hiç bir günahımdan korkmam
Benle oldukça; yokuş, engebe, yoldan korkmam
Beni ak yüzle diriltirsin a Tanrım, bilirim;
Defterim dolsa da suçlarla, siyahtan korkmam.

Ömer Hayyam

Anladım

Anladım

Anladım,
sabahları açılır.
Esnaf çarşıları yeminle
“Bedreddin’im bir ağaca asılır”.

Anladım,
En büyük yalan yemindir.
Edilir sabahları,
Gecesini hatırlamayan esnafların

Tüm merasimleri gömdüm.
Ömrümün reklam amaçlı takvimlerine.
Anladım,
Kimse üzgün değildi.
Bayraklar yarıya indiğinde.
Yazının devamı…

Bir selam sal.

Bugün 11 Ocak 2013 vefatının üzerinden iki yıl geçti. Söz konusu matemse bugün sızılar biraz daha depreşti. Ardından ne artabildik, ne de eksildik. Seni ebedi yolculuğuna uğurladığımızdan bu yana, zamanla münakaşa ettim ben. Seni bazı kaybettiklerimden daha çok özledim, “Bir Selam Sal” Ali abi.

21. Konçerto

piyano

Kirli kadehlerimiz hiç boşalmasa, bir yudum daha alsam kadehimden, kasıklarına boşalsam ama kadehler hiç boşalmasa. Terli sırtımda avuçların, en yüksek sesle dinliyorum bu çalan 21. konçerto.

Kulaklarımın uğultusunu bastırmaya yetmez hiçbir seviş, ne zaman çok içsem herkesten daha çok sağırdı bu gidiş.

Önsöz, son sözden sonra gelir bazen…

Ucuz terlikleri ve yakası yıpranmış basit tişörtleri ile evinden işine düzenli seyahat etmekte olan adamın içinde hayvanlara bolca yer verdiği ve hep aynı renk defterlere bıraktığı notlar toplamı…

Olmadı dimi? Olmaz çünkü hiç bir şey kendiliğinden olmaz. Oldurmak gerekir hep.
Sus, itiraz etme. Ben bu hikâyeyi daha önceden okudum. Benim bir bildiğim var. Hiç bir şey kendiliğinden olmaz. Birinin oldurması, olduran kişiyi de bir başkasının doldurması gerekir.

Peki, beni kim doldurmuştu öyleyse? Kim doldurmuştu ve bende karşılığında bunca olan bitenin olduranı sıfatını adımın önüne eklemiştim?

Müziğin sesini kısmak kadar kolay değil insanların seslerini kısmak. Oysa müzikte bir yerde insan sesi değil mi? Yazının devamı…