Gündüz gölgeleri

Gündüz gölgeleri

Leblebi çekirdek geliyor şimdi yalnız yürüdüğüm sokaklar evet seninle ayaklarım olmasa da o sokaklardan geçerim, rüzgârı kıskandırmak pahasına.

Ellerimden çoktan vazgeçtim mesela. Çünkü ellerim sen olmadan portmantoda ki askıdan farksız. Dur bunu daha önceden söylemiş miydim yoksa? Daha önceleri söylenmiş tüm sözleri gölgede bırakmalıyım ama. Gözlerin gün ışığı gibi gönlümü aydınlatıyorken, banane ki tüm gölgelerden.

Oturduğumuz sokakta güneş batacak birazdan, n’olur perdeleri ben gelmeden kapatma sevgilim. Bir yerde okumuştum “dünya bir oyun sahnesi” diyordu. Bensiz kapanmasın bu oyunun perdeleri, izleyicileri beraber selamlayalım.

Ben kötü bir oyuncuyum mesela, istemeden yüzümü astığım her sahne için özür dilerim hem senden hem de seyirciden. Ya da boş ver seyircide kim oluyor. Seyirlik değil ömürlük olsun sevgilim.

Yazının burasında durmalı mıyım yoksa? Koşarak birbirimize sarılmalı mıyız? Ağlamalı mıyız? Ağlamak sevgilim, gözlerinin yamacında kurulmuş bir otağı şimdi. Melekmişçesine beyaz yüzünden süzülürken yaşlar, onlara tümsek vazifesi gören beninden öperim.

Share on Facebook19Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Pin on Pinterest0Email this to someone

Yorumlar

Yorum

Yorum yap