Dilim, dilim.

Dilim, dilim.

Bu bardağın bir tarafı boş olsun, diğer bir tarafı duru bir su ile dolsun. Bir yarısında fırtına kopsun, diğer yarısı kuraktır çiçekler soldursun. Bu sefer, sözün sömürüldüğü, söğüşlendiği söğüt salkımı, söğüt saçağı ve öğüt kaçağı bu akla seyrüsefer eylensin.

Fırtınalı havada seyir halinde bir yelkenlidir şu dilim. Yerli yersiz serzenişler neticesinde ruhuma işlenmiş kâğıt kesikleri, bedenimden geriye ne varsa dilim dilim. Sen izlerken kıyısından bir kara parçasının yırtılmakta olan benim zihnim.

Share on Facebook9Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr1Pin on Pinterest0Email this to someone

Yorumlar

Yorum

Yorum yap