Daraltmak-uzatmakmis

Daraltmak, uzatmakmış.

Su içtiğim bardağı ısırdım az önce, dudaklarımı kanattım. Hiçbir kadınla öpüşürken almadığım kadar haz veren bir şeydi bu ve ilk kez yapmıyordum.

Cam kırıklarını, can kırıklarıma bastırıyordum. Dudaklarımdan akan kan içimi ısıtıyordu, o anda yalnız değildim sanki.

Aslında yalnız olmayı hiç dert etmiyordum. O kadar çok kırık bardak vardı ki etrafımda bin parçaya bölünmüş, o kadar çok kan lekesi tişört vardı ki.

Mazoşist fantezilerim arkadaşlık etmekteydi daralan dünyama. Bir şey daraldıkça uzar diye düşündüm sonra ve bazı şeyler uzatmaya gelmez dedim.

Yarın yapacak daha iyi bir işim olmadığını bilmek sevdiğim filmi izlemekten alıkoyuyordu beni. Eğer bugün o filmi seyredersem yarın ne yapacaktım ? Bananeydi ki yarından, hani uzatmaya gelmezdi?

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Pin on Pinterest0Email this to someone

Yorumlar

Yorum

Yorum yap