Antrakt

Antrakt

Aklıma tebelleş, firar etme eksenli yörüngeler. Gidip te dönmemeler, dönüp te yana yana hiç sönmemeler. Gez, göz ve arpacık, gözlerimi kapatırsam içimdeki kömürden kaleler görünür tabi apaçık. Kargacık, burgacık öyle ya da böyle buram buramcılık. Karma değil, karışık. Renk, koku, ses ve ışık için tanımlanmış duyularımı yasladığım duvara örülü adi bir sarmaşık.

Yukarıdan, çok yüksekten, adımlarımla aklımı eziyorken, çiğnenmiş ve sindirilememişken beynim lüzumsuz tiratlar yazılmış bir piyes olmalı tüm yaşadıklarım. Sussam perdeler kapanacak, konuşsam dalkavukça bir alkış kopacak. Öyleyse antrakt.

Vurmayın kuşları ve niyet ettirmeyin tavşanlara, develerin güreş tuttukları coğrafyalarda göğü aydınlatmadan daha güneş, aramayın kendinize hikâyesi acıklı bir leş.

Share on Facebook25Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Pin on Pinterest0Email this to someone

Yorumlar

Yorum

Yorum yap