Aksak Adım

Aksak adım

Tarifsiz kederler içinde yazıyordum, belki bir tarifini bulabilirsem içimdeki kederin, sağ bacağım daha az sızlayacaktı ve belki de bugünü on adım daha fazla atarak, topallamadan atlatabilecektim.

Aksak adımlarım ve yüzümü çevreleyen kederimle beni nerde görseniz tanımanız mümkündü.

Hanginiz elinde silahı ile özgürce caddeleri sürükleyebilirdi sokaklara? Hanginizin silahı eliydi? Yoksa boksör müydünüz? Ellerimle saçını okşadım ben senin, hangi yürekle karşı koyabilirdin ki? Tek kalem darbesi ile yüz tane kelimeyi ağır yaralayamaz mıydım ben? Bilmem kaç tanesini sakat bırakamaz mıydım? Saçlarının örgüsü ellerimi düğümlüyor sevgilim. Ellerim saçlarından akıyor, kalbine düğümleniyor.

İşte öyle zamanlar da ne bir sızı nede topallamamdan eser kalıyor ya, şifa kabul ediyorum ellerimin yüreğine düğümlenişini.

Share on Facebook39Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Pin on Pinterest1Email this to someone

Yorumlar

Yorum

Yorum yap